23Şub2024

Paylaş

20 YÜZYILI ŞEKİLLENDİREN GÜÇ PETROL VE KÖMÜR. 21. YÜZYILI ? ….

20 YÜZYILI ŞEKİLLENDİREN GÜÇ PETROL VE KÖMÜR.
21. YÜZYILI ? ….

Evlerimizi ısıtan ve ulaşımımızı sağlayan, rüzgâr ve güneş enerjisi bataryaları gibi temiz enerji araçlarını üretmek için telefonlarımızda da bulunan kritik minerallere ihtiyacımız bulunmaktadır. Her telefonda başta nikel, kobalt ve lityum olmak üzere bu minerallerden bulunur. Bu mineraller elektrikli araçlarımıza, evlerimize ve ofislerimize enerji sağlamak ve 2030 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için son derece önemli.

Önümüzdeki 20 yılda elektrikli araç ve enerji depolama sektörleri katlanarak büyüyecek, bu yüzden bu minerallere çok ihtiyacımız bulunuyor. Telefonunuzun çalışmasını sağlayan madenler net sıfır hedefleri talebi nasıl değiştirecek? (Net sıfır; atmosfere yeni sera gazı salmamak anlamına geliyor.)

Nikel, başta telefonlar olmak üzere elektronik aletlerde kullanılan en önemli madenlerdendir. Telefonların yanı sıra tıbbi cihazlar dahil pek çok üründe yer alır. Geçen yıl (2021) dünya genelinde kullanılan nikel miktarı 3,2 milyon tondur. Bu rakam 3,2 milyon arabanın ağırlığına eşit.

2030’a kadar net sıfır hedefine ulaşabilmek için 5, milyon ton nikele ihtiyaç duyacağız. Fakat mevcut tahminlere göre nikel arzı 4,14 milyon tonda kalacak. Bu 2030’da net sıfıra ulaşmak için gereken miktarın epey altında. 2022’de Endonezya, Filipinler ve Rusya dünyadaki nikel üretiminin üçte ikisini gerçekleştirdi.

Kobalt çoğunlukla yeniden şarj edilebilir pillerde ve kuyumculukta kullanılıyor. Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırmak istiyorsak 2030’a kadar kobalt arzını artırmamız gerekiyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Avustralya ve Endonezya küresel kobalt madenciliğinin yüzde 82’sini gerçekleştiriyor.

Lityum akıl sağlığı sorunlarının tedavisinde, bir “ruh halini dengeleyici” ilaç olarak kullanılıyor. Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırmak istiyorsak 2030’a kadar lityum arzını artırmamız gerekiyor. Avustralya, Şili ve Çin küresel lityum arzının yüzde 82’sini sağladı.

Bu üç mineral, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelesinde kritik bir öneme sahip. Kritik minerallere talebin büyük kısmı, elektrikli araçlarda yer alan pillerden kaynaklanıyor. Madenlerin işlenmesiyse madenlerin çıkarılmasına kıyasla daha az ülkenin elinde toplanmış durumda.

Lityum ve kobaltın çoğu Çin’de, nikelin çoğuysa Endonezya’da işleniyor. Çin, modern teknolojilerin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ını işliyor. Bu madenleri çıkarmanın önündeki en büyük engeller nedir?

Bir maden tesisini kurmak 15 yıl, hatta daha uzun süre alabilir. Oysa 2030’a yedi yıldan az kaldı. Yeni bir rezerv bulunduğunda ilk başta o bölgede, onu çıkarmak için gereken yol gibi altyapılar olmayabilir. Yeni madenler güvensiz olabilir ve onların adil bir şekilde çıkarılması için bölge halkıyla görüşmeler yapılması gerekebilir. Yıllar geçtikçe pillerin geri dönüştürülmesi de gerekecek.

Bilim insanları çoğu elektrikli aracın pilinin 20 yıl içinde yenilenmesi gerekeceğini düşünüyor. Birmingham Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüzde pillerin içindeki malzemelerin yarısından azının dönüştürülebildiğini söylüyor. Fakat 20 yıl içinde bu oranın yüzde 80’e çıkabileceğini ekliyorlar.

Mineraller sadece elektrik pilleri için değil farklı enerji türlerinin depolanmasında da önemli rol oynuyor. Hem özel şirketler hem de devletler, enerjide dönüşüm yaşanırken ekonomik refah için bu minerallere sahip olmak için yarışacaktır. Ancak bazı uzmanlara göre arz-talep dengesi önemli. Almanya’daki Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nden Lukas Boer, metaller konusunda “Arz, talebe yetişemezse fiyatlar sıçrama yapacak” diyor.

Boer ve ekip arkadaşları, geçen yıl yayımladıkları araştırmada nadir toprak elementlerinin yanı sıra ülkelerin dört metale gözünü dikeceğine dikkat çekti: Nikel, kobalt, lityum ve bakır. Bu dört metalin üreticilerinin, önümüzdeki 20 yılda doğalgaz sektörünün gelirine ulaşabileceği tahmin ediliyor. Boer’e göre en büyük kobalt üreticisi Kongo’nun yanı sıra başka ülkelere yatırım yapan Çin, en önemli aktör.

Mineraller konusunda başka ülkeler de çeşitli adımlar attı. Nikel üretim kapasitesini son iki yılda artıran Endonezya, Rusya’nın yarattığı boşluğu doldurabilir. Çin, metal yarışında kontrolü eline almaya çalışırken gözünü kobalta dikti. Kobaltın 2/3’ü Kongo’da üretilse de, Çinli şirketler Afrika ülkesindeki en büyük madenleri elinde tutuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre 2020’de dünyada satılan her 25 otomobilden biri elektrikliydi. Bu yıl (2021) her beş otomobilden birinin elektrikli olması bekleniyor. IEA’ya göre elektrikli araçlar yeşil enerjiyle şarj edildiği zaman, fosil yakıtlarla çalışan araçlara göre en az dört kat daha az kirletici oluyor. Güneş panelleri, elektrikli araçlar ve rüzgar türbinleri gibi yeşil teknolojilerin hepsi kritik minerallere ihtiyaç duyuyor.

20. yüzyıl tarihini şekillendiren güç petrol ürünleriydi ancak bir sonraki yüzyıla minerallerin damga vurması bekleniyor. Birçok uzmana göre bu kaynaklar “geleceğin mineralleri”. Rusya-Ukrayna savaşının ortasında ABD ve Avrupa’nın Çin ile Rusya’ya olan bağımlılıktan kurtulmaya çalışması ve önümüzdeki 20 yılı düşünerek mineral arayışına girmesi, çok da şaşırtıcı değil.

Nadir Avşaroğlu
Aralık – 2023

NOT: Energy Transition Metals adlı makaleden kısaltılarak tercüme edilmiştir.

Blog yazıma tepki göster
Harika
0
Harika
Beğendim
0
Beğendim
Haha
0
Haha
Beğenmedim
0
Beğenmedim
Güzel
0
Güzel
Anlamadım
0
Anlamadım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir