29May2024

Paylaş

PARTİLERİN SEÇİM BEYANNAMELERİNDE ENERJİ

Türkiye’de, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan seçimler yapılacak. Bu seçimlerde toplam 31 parti iktidara gelmek için yarışacak ve bu seçimlerde yurt dışı ile birlikte 56.632.889 seçmen oy kullanacak.

Bu çalışmada, Haziran-2015 tarihinde yapılacak seçimlerden önce, partilerin seçim beyannamelerinde enerji başlığı altında seçmenlere neler vaat ettiklerini incelemeye çalıştım. Çalışmada, daha çok vitrinde olan ve söylemleri ile öne çıkan partilerin seçim beyannamesini inceledim.

AK Parti’nin seçim beyannamesinde 6 başlık altında toplanan seçim vaatlerinde ekonomi başlığı altında “enerji güvenliği” ile AK Parti’nin enerji konusunda seçim vaatleri ele alınmıştır. Seçim beyannamesinde 203-211 sayfaları arasında toplam 9 sayfada ele alının enerji konusu yer aldığı şekli ile aşağıdaki gibidir.

“3.12. Enerji Güvenliği

AK Parti olarak stratejik bir sektör olan enerji alanında hem arz güvenliğini sağlamak hem de ekonomik kalkınmamıza daha düşük maliyetli girdi sağlamak öncelikli yaklaşımımızdır. Bu yaklaşımla enerjinin nihai tüketiciye sürekli, kaliteli, güvenli, asgari maliyetlerle arzını ve enerji temininde kaynak çeşitlendirmesini esas almaktayız.

Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı mümkün olan en üst düzeyde değerlendirmeyi ve nükleer teknolojiyi elektrik üretiminde kullanmayı öngörmekteyiz. Enerjinin israf edilmemesi ve çevresel etkilerinin asgariye indirilmesi ile ülkemizin uluslararası enerji ticaretinde stratejik konumunu güçlendiren rekabetçi bir enerji sistemine ulaşılması temel amacımızdır.

a. Neler Yaptık

İktidarlarımız süresince yeterli seviyede elektrik enerjisi üretim kapasitesinin oluşturulmasına, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine, yenilenebilir enerji kaynaklarına, üretim ve dağıtım tesislerinin özelleştirilmesine önem verdik. 2002 yılında 31.846 MW olan kurulu gücü 2014 yılı sonunda 69.520 MW’a çıkardık. Elektrik üretiminde ise 129 milyar kWh seviyesinden 250 milyar kWh seviyesine ulaştı. Kişi başına elektrik tüketimi ise yılda 2.046 kW saatten 3.289 kW saate yükseldi.

Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminde de ciddi gelişmeler kaydettik. 2002 yılında hidrolik dahil 12 bin 300 MW olan yenilenebilir enerji kurulu gücü 27.700 MW’a yükselttik. Hidroelektrik enerji üretim potansiyelini 26 milyar kWh’den 82,8 milyar kWh’e yükselttik. 12 yılda 18’i büyük HES olmak üzere 278 baraj ve 245 gölet inşa ettik. Enerji sektöründe 2002 yılında 4,5 milyar TL olan yıllık yatırım miktarını, 2014 yılında 13,6 milyar TL seviyesine çıkardık.

Yaptığımız düzenlemelerle yatırımcının Türkiye elektrik sektörüne olan güveni artırdık. 2007 yılına kadar her yıl ortalama 1.500 MW’lık santral devreye aldık. 2009 yılından itibaren ise bu kapasiteyi her yıl ortalama 4.400 MW ve üzerine çıkardık.

Uzun yıllardır üzerinde konuşulan nükleer enerjide somut adımlar attık. 4.800 MW gücünde Akkuyu’da ve 4.480 MW gücünde Sinop’ta olmak üzere 2 adet nükleer santralın yapılması için anlaşmayı imzaladık. Bu iki santrale ek olarak 3. santral için bazı ülkelerle görüşmelere başladık.

21 adet elektrik dağıtım şirketinin işletme hakkını özel sektöre devrettik. Elektrik üretimindeki özelleştirme çalışmalarımız sonucunda 2002 yılında yüzde 66 olan kurulu güçteki kamu payını 2014 yılında yüzde 31,5’e düşürdük.

81 ilin 73’üne doğal gaz bağlantısı kurduk, 69 ilde konut sektöründe doğal gaz kullanımına başlanmasını sağladık. Doğal gaz tüketimindeki mevsimlik, günlük ve saatlik değişiklikleri düzenlemek ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama projesinin 2012 yılında yapımına başladık.

Türkiye’ye transit ülkeler olmaksızın doğrudan Rusya Federasyonundan doğal gaz sağlamak üzere geliştirilen Mavi Akım Projesi kapsamında inşa edilen Karadeniz geçişli Rusya-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattını 2003 yılında işletmeye aldık. Azerbaycan’dan gelen petrolü; Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden geçerek Ceyhan deniz terminaline taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı faaliyete geçirdik.

2007 yılında işletmeye alınan Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru hattıyla Yunanistan’a doğal gaz ihraç etmeye başladık.

Azerbaycan ile Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) Projesinin gerçekleştirilmesine yönelik hükümetler arası anlaşmayı imzaladık ve projenin yapımına başladık. Avrupa İletim Sistemi ile entegrasyon sağlayarak belli bir kapasitede elektrik enerjisi ticaretini mümkün hale getirdik. 2002-2014 yılları arasında önemli mevzuat düzenlemeleri yaptık. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanununu, Enerji Verimliliği Kanununu ve Enerji Verimliliği Strateji Belgesi ile Elektrik Piyasası Kanununu yürürlüğe koyduk.

Madencilik sektörünün 2002 yılında yüzde 0,9 olan GSYH içerisindeki payını, 2013 yılında yüzde 1,4’e yükselttik. 2002 yılında 0,38 milyar dolar olan maden ihracatımızı, 2013 yılında 3,9 milyar dolara yükselttik.

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına ve sanayide hammadde ihtiyacının karşılanmasına yönelik maden, enerji hammaddeleri ve jeotermal kaynak arama yatırımları için ayrılan kaynaklarımızı önemli oranda artırdık.

2002-2014 döneminde maden ve jeotermal kaynak aramaları için Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğüne (MTA) ayrılan ödenek 2002 yılında 16,75 milyon TL iken, bu tutarı 2014 yılında 200 milyon TL’ye çıkardık. 2002-2014 döneminde, petrol ve doğalgaz aramaları için TPAO’ya ayrılan ödeneği 105 milyon TL’den, 1.400 milyon TL’ye çıkardık.

2002-2014 döneminde gerçekleştirilen arama faaliyetleri sonucunda bilinen linyit kömürü rezervini 8,3 milyar tondan 14 milyar tona çıkardık. Altın, çinko, bakır, zeolit, feldspat, kuvars, mermer gibi birçok madende önemli rezervler ve jeotermal sahalar tespit edilmesini sağladık.

TPAO ve BOTAŞ tarafından yurtdışında başlatılan petrol ve doğal gaz arama çalışmalarımız devam etmektedir. Petrol ve doğal gazda yerli üretimi artırmak amacıyla, arama faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesini teminen 2012 yılında TPAO tarafından bir sismik araştırma gemisi alınmasını sağladık.

MTA’nın tam donanımlı ulusal araştırma gemisinin yapım çalışmalarını tamamladık.

Uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi için Maden Kanununda kapsamlı değişiklikler yaptık. Ülkemizdeki jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılmasını düzenleyen Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunun yürürlüğe girmesini sağladık.

Eski Kanunu yürürlükten kaldırarak, petrol ve doğalgaz ruhsatlarına ilişkin başta arama ve üretim faaliyetlerinin teşviki olmak üzere kapsamlı değişiklikler içeren Türk Petrol Kanununu çıkardık.

Doğal gaz depolama tesislerinin depolama, enjeksiyon ve geri üretim kapasitelerinin artırılması için TPAO tarafından 3 faz halinde programlanan Kuzey Marmara ve Değirmenköy Sahaları Yeraltı Depolama Tesisleri Kapasite Artırımı Projemizi sürdürmekteyiz

b. Neler Yapacağız

AK Parti olarak ikinci atılım dönemimizde vatandaşlarımıza ve üreticilerimize ucuz, kaliteli, güvenli enerji sağlamaya devam edeceğiz. 2017 yılı sonuna kadar tüm illerde konut sektörüne doğal gaz iletiminin tamamlanmasını planlamaktayız.

Doğal gaz depolama kapasitesini artıracağız. Bu kapsamda, yapımı devam eden ve tamamlandığında 1 milyar m3 gaz depolama kapasitesi temin edecek Tuz Gölü Yeraltı Depolama projesinin ilk aşamasını 2017 yılında, ikinci aşamasını ise 2019 yılında tamamlayarak devreye almayı planlamaktayız.

Trans Adriatik Doğal Gaz Boru Hattı Projesiyle (TAP) doğalgazın Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden İtalya’ya ulaşması planlanmaktadır. Yine, Irak Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesiyle Türkiye ve Avrupa için gaz alışı gerçekleşmesi planlanmaktadır.

Tarımsal amaçlı kullanılamayacak nitelikte 6.000 hektar alanda 3.000 MW kapasiteye sahip Karapınar Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi ilan edilmiştir. 2015 yılında yatırımcılara yer tahsisi yapılması hedeflenmektedir.

Dolgu hacmi bakımından Türkiye’nin 2. büyük, 1.200 Mw’lık kurulu gücüyle 4. büyük baraj ve HES olacak Ilısu Santrali ile yıllık ortalama 4,12 milyar Kw/s enerji üreteceğiz. 270 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, Dünya’nın 3’ncü yüksek barajı olacak Artvin Yusufeli Barajını tamamlayacağız.

Komşu ülkelerle elektrik ticareti kapasitesini artıracağız. Elektrik iletim şebekesinin altyapısının güçlendirilmesine ve modern bir şebeke haline dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımız devam edecektir.

2010 yılında başlatılan elektrik üretim varlıklarının özelleştirilmesine devam edilecektir. Enerjiyi verimli tüketen ürünlerin verimsiz ürünlere oranla kullanımının artırılması özendirilecektir. Afşin-Elbistan gibi büyük linyit havzaları ile daha düşük kapasiteli diğer rezervlerin değerlendirilmesini sağlayacağız. Kömür aramalarına hız verecek ve rezervleri artıracağız. Yurt içi ve yurt dışı petrol ve doğal gaz aramaları ve üretimini artıracağız.

Enerji üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması hedefiyle uyumlu olarak; yurtiçi ve yurtdışında petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini hızlandıracağız. Linyit kömürü ve jeotermal gibi yerli kaynakların potansiyelinin tespitine yönelik arama faaliyetlerini azami düzeye çıkaracağız.

Kaya gazı konusunda ise kapsamlı araştırma faaliyetlerinin yürütülmesini sağlayacağız. Demir cevheri, mermer ve bor başta olmak üzere sanayi hammaddelerinin yurtiçinde arama ve üretimine öncelik vereceğiz.

Türkiye ekonomisi için temel ve kritik olan hammaddelerin güvenli teminine yönelik strateji oluşturacağız.

Kritik hammadde, maden ve minerallerin ülke dışına çıkarılmasında düzeni sağlayacak bir sistem kuracağız. Ülkeler ve ülke grupları tarafından belirlenen kritik hammaddeler listesiyle ilgili olarak, başta nadir toprak elementleri olmak üzere, Türkiye’de yer alan hammaddelerin aranması ve üretilmesine yönelik arama programı başlatacağız. Madencilik sektörünün çevre mevzuatına uyumunu geliştireceğiz.

Madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin artırılmasına yönelik olarak maden kanunu ve diğer ilgili kanunlarda yaptığımız düzenlemeleri etkili bir şekilde uygulayacağız.

Krom ve mermer gibi madencilik ürünlerinin yurtiçinde işlenmesi ve oluşan katma değerin artırılmasını sağlayacağız. Küresel ölçekli ve rekabet gücü yüksek madencilik şirketlerinin oluşturulmasını destekleyeceğiz.

MTA’nın günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmasını sağlamak üzere MTA’yı günümüz ihtiyaçlarına gçre yeniden yapılandıracağız. TTK’nın zarar eden bir yapıdan çıkarılması için eylem planı hazırlayarak kurumun yeniden yapılandırılmasını sağlayacağız.

Enerjide önemli bir reform alanımız “Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretimi Öncelikli Dönüşüm Programı”mızdır. Programımızın amacı enerji alanında yerli kaynaklarımızı maksimum düzeyde harekete geçirmek suretiyle dışa bağımlılığımızı azaltmaktır.

Programla birincil enerji üretiminde yerli kaynaklarımızın payını 2013’teki yüzde 28 seviyesinden yüzde 35 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz

Diğer yandan yerli kömürden üretilen elektriği 32 milyar kWh’dan 57 milyar kWh’a çıkarmayı ve hidroelektrik kapasitemize de 10.000 MW’lık kapasite eklemeyi hedeflemekteyiz. Program kapsamında;

• Bu alana özgü yeni destek ve finansman modelleri geliştireceğiz.

• Bürokrasiyi azaltarak yatırım ortamını geliştireceğiz.

• Kurumlar arası koordinasyonu güçlendireceğiz.

• Arama ve Ar-ge çalışmalarına ivme kazandıracağız.

• Güneş, rüzgar, jeo-termal gibi yenilenebilir enerji alanında envanterimizi yenileyip, kapasitemizi geliştirecek çalışmaları hızlandıracağız.

• Linyit kaynaklarımızı akılcı bir şekilde azami düzeyde ekonomimize kazandıracağız.

Yine hazırladığımız “Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Öncelikli Dönüşüm Programımız”la bir yandan daha az karbon salınımıyla çevreyi korurken, diğer yandan daha az girdi kullanımıyla rekabet gücümüzü artırmayı amaçlamaktayız. Programla Birincil enerji yoğunluğunu azaltırken, kamu binaları ve tesisleri başta olmak üzere enerji verimliliğini yaygınlaştıracağız. Bu kapsamda;

• Enerji verimliliği konusunda bilinçlendirme faaliyetlerini yoğunlaştıracak, iyi uygulama örneklerini yaygınlaştıracağız.

• Enerji verimliliği alanında yönetim bilgi sistemini oluşturacağız ve koordinasyonu güçlendireceğiz.

• Enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı için yeni modeller geliştireceğiz.

• Taşıtlar dahil olmak üzere vergilendirme sistemimizde enerji verimliliği lehine farklılaştırmalar yapacağız.

• Enerji performans sözleşmeleri modelini yaygınlaştıracağız.

• Sanayide yüksek verimli elektrik motorları üretimini ve kullanımını destekleyeceğiz.

• Başta konutlar olmak üzere mevcut binalarda enerji verimliliği konusundaki yatırımları destekleyeceğiz.

• Akıllı ulaşım sistemlerini yaygınlaştıracağız.

• Enerji verimliliği alanında KOBİ’lere dönük özel destek programları geliştireceğiz.

• Termik santrallerde ve sanayide atık ısılardan azami oranda yararlanacağız.” ifadelerine yer verilmiştir.

Ak Parti’nin seçim beyannamesinde “enerji konu başlığı bu ifadeler ile yer alırken bazı diğer konu başlıklarında da enerji konusuna göndermeler yapılmış.

Ekonomi konu başlığı altında 155. sayfada Ödemeler Dengesi ele alınırken “Enerji sektöründe girdi mahiyetinde olan ve üretilmesi yüksek katma değer sağlayacak hedef ürünler listesi çıkarılacak ve bunların üretimine yönelik yatırımlar desteklenecektir. Enerji üretim tesislerinde kullanılan teçhizatın yurtiçinde üretimini destekleyeceğiz. Rüzgâr, güneş, hidroelektrik gibi alternatif enerji kaynakları üreten tesislerde kullanılan, makine ve teçhizatın yurtiçi üretiminin payını artıracağız.” ifadeleri yer almıştır.

Ekonomi konu başlığı altında 235. sayfada “İnşaat, Teknik Müşavierlik ve Müteahhitlik” konu başlığı altında “Yeni teknolojilerin kullanılması amacıyla binalara enerji kimlik belgesi alma zorunluluğu getirdik. Binalarda enerji verimliliğinin artırılması ve yapı stoğunda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılabileceği sistemlerin ön plana çıkarılmasını hedefledik. Kullanıcı odaklı, güvenli, çevreyle barışık, enerji verimli ve mimari estetiğe sahip yapıların üretimi için tasarım ve yapım standartları geliştireceğiz.” denilmektedir.

Ayrıca AK Parti’nin seçim beyannamesinin satır aralarında “kamu kurumlarının yerli enerji kaynaklarından faydalanarak değerlendirmeleri”, sayfa 254’de “TÜBİTAK tarafından başta enerji, ulaştırma ve sağlık sektörleri olmak üzere imalat sanayinde özel sektör tarafından hayat geçirilecek projeleri Türkiye Kalkınma Bankası aracılığıyla destekleneceği”, sayfa 286’da “Konutlarda enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla yeni finansman modelleri geliştirileceği”, ve sayfa 306’da “Küçük hidroelektrik santrallere (HES) ilişkin çevre duyarlılığını en üst düzeyde hayata geçirecek, bu amaçla gerekli düzenlemeleri hızlı bir şekilde yaparak etkili bir şekilde uygulanacağı” ifadeleri yer almaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim beyannamesinde 10 başlık altında toplanan seçim vaatlerinde “enerji: temel ilkeler” başlığı ile CHP’nin enerji konusunda seçim vaatleri ele alınmıştır. Seçim beyannamesinin 29. sayfasında yer alan enerji konusundaki vaatler aşağıdaki gibidir.

“ENERJİ: TEMEL İLKELER

• Yerli kaynaklara öncelik veren, insan odaklı ve sürdürülebilirliği önceleyen bir enerji politikası benimseyeceğiz.

• Enerji politikalarını; dış politika, güvenlik ve ekonomi politikaları, sanayi ve tarım politikaları ve çevre politikası ile bütünleşik bir planlama çerçevesinde geliştireceğiz.

• Enerjinin çeşitlendirilmiş kaynaklardan ve ekosisteme zarar vermeden sağlanmasını gözeteceğiz.

• Tüm tüketicilerin, kaliteli ve yeterli enerjiye, sürekli şekilde ve ödenebilir koşullarda ulaşabilmesini sağlayacağız.

• Enerji ihtiyacının karşılanmasında, enerji arzının abartılı biçimde artırılması yerine enerji verimliliğinin yükseltilmesini esas alacağız.” olarak ifade edilmiştir.

Yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim beyannamesinin 29-33 sayfalarında “Çevreye ve Topluma Duyarlı Enerji Politikası” başlığı ile partinin enerji konusundaki yapacağı çalışmalar sıralanmıştır. Bu başlıkta;

“ÇEVREYE VE TOPLUMA DUYARLI ENERJİ POLİTİKASI

• Çevre ve toplumla uyumsuz, yerel paydaşların karşı çıktığı projeleri uygulamaya koymayacağız.

• Verimli tarım arazilerinde, ormanlarda, zeytinliklerde, balık üreme havzalarında ve SİT alanlarında enerji santrali kurmayacağız.

• Tüm projelerde fizibilite çalışmalarını ve uluslararası standartlara uygun Çevresel Etki Değerlendirme Raporlarını (ÇED) istisnasız ön koşul haline getireceğiz.

• Havza planlaması kapsamında yer almayan, ÇED ölçütlerine uymayan, eko-sistemi tahrip eden hiçbir HES projesine onay vermeyeceğiz.

• ÇED raporu ve EPDK lisans tadilat başvurularında; yakıt değişimine, yerli kömürden ithal kömüre geçişe ve istismara dönük kapasite artırımlarına izin vermeyeceğiz.

SEKTÖREL PLANLAMA

• Her enerji alt sektörü için ayrı strateji belgeleri hazırlayacağız.

• Ülke ölçeğinin yanı sıra, il ve bölge ölçeğinde de enerji kaynaklarının üretimi ve dağıtımına dönük planlama yapacağız.

• Enerji talep tahminlerini bilimsel, gerçekçi bir temelde yeniden hesaplayarak tüketemediğimiz enerji kaynakları için ayrıca bedel ödemeyeceğiz.

• Doğal gaz depolama kapasitemizi yıllık tüketimimizin en az üçte birine yükselteceğiz.

Enerji Yönetimi ve Enerji Yatırımları

• Kamunun enerji sektörüne yatırım yapmasını kısıtlayarak, enerjide arz güvenliğimizi tehdit eden mevcut mevzuatı değiştireceğiz.

• Enerji yatırımlarını, kamunun inisiyatifi, planlaması ve denetimi çerçevesinde yapacağız.

• Özel sektörün uluslararası standartlara uygun olarak ve Kamu İhale Kanunu çerçevesinde, hakça rekabet edebileceği bir yapı kuracağız.

• Kamunun kârlı kurumlarının, “seçilmiş” bazı şirketlere, düşük bedellerle aktarımını durduracağız.

• Enerji sektöründe kamu kurumlarını küçültme, parçalama, işlevsizleştirme ve özelleştirme politikalarına son vereceğiz.

• Kamu kuruluşlarını ehliyete, liyâkata ve verimlilik ilkelerine göre yöneterek etkinleştirecek, özerkleştirecek ve güçlendireceğiz.

• Doğal gaz ve petrol arama, üretim, iletim, rafinaj, dağıtım ve satış faaliyetlerini bütünleşik bir yapı içinde sürdürmek amacıyla BOTAŞ ve TPAO’yu, Türkiye Petrol ve Doğal Gaz Kurumu bünyesinde birleştireceğiz.

• Elektrik üretim, iletim, dağıtım faaliyetlerinin bütünlük içinde yürütülmesi için EÜAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ ve TETAŞ’ı Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bünyesinde birleştireceğiz.

TÜKETİCİLER

• Elektrik yoksulluğu çeken yurttaşların asgari tüketimlerini kamu güvencesi altına alacak, 4 kişilik yoksul bir aile için aylık 230 kw/saat elektriği ücretsiz sağlayacağız.

• Yüksek kükürtlü ve ısıl değeri düşük kömür dağıtımı yerine, altyapı bulunan her yerde yoksul ailelere ücretsiz doğal gaz temin edeceğiz.

• Yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki paylarını yükselterek ve enerji verimliliğini arttırarak doğal gaz ve elektrik fiyatlarını ödenebilir seviyelere çekeceğiz.

• Bu politikalarla kaçak elektrik kullanımını en aza indirecek, kayıp kaçak bedeli ödemek durumunda kalan yurttaşların uğradığı haksızlığı gidereceğiz.

• Benzindeki yüksek vergileri düşürerek ülkemizde üretilen benzinin tamamının ülke içinde tüketilmesini sağlayacak, otogaz ithalatını azaltacak ve benzin fiyatlarını düşüreceğiz.

• Vergiden vergi alma (ÖTV üzerine KDV) uygulamasına son vereceğiz.

YERLİ İMALAT SANAYİSİ

• Yerli imalatın geliştirilmesinde kamunun yönlendirici, teşvik edici ve denetleyici bir rol üstlenmesini ilke edineceğiz.

• Enerji alanında Ar-Ge çalışmalarını, kamu, özel sektör ve üniversite iş birliği ile gerçekleştireceğiz.

ALT SEKTÖRLER

Yenilenebilir Kaynaklar

• Zengin yenilenebilir kaynaklarımızın, enerji ve elektrik tüketimimiz içindeki payını hızla arttıracak akılcı teşvik politikaları uygulayacağız.

• Yenilenebilir enerji sektöründe ekipmanların yerli üretimi için köklü bir AR-GE ve teşvik politikası gerçekleştireceğiz.

Kömür

• Kömür işletmeciliğinde kamuyu etkin kılacak, sektörü Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) eliyle yeniden yapılandırılacağız.

• Önemli kömür alanlarının, havza madenciliği kavramı temelinde yeniden projelendirilerek yapılandırılmasını sağlayacağız.

• TKİ’yi tüm siyasi etkilerden arındırarak özerkleştireceğiz.

• Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nü iş güvenliğini gözetecek ve diş güvenliği denetimlerini eksiksiz yapacak şekilde çağdaş bir yapıya kavuşturacağız.

• Linyit kaynaklarımızın, öncelikle elektrik enerjisi amaçlı değerlendirilmesini sağlayacağız.

• Sektörde taşeron aracılığıyla faaliyet gösterilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.

• Termik santrallerin, çevre dostu ve yüksek verimlilik sağlayan teknolojilerle kurulmasını yasal zorunluluk haline getireceğiz.

• Santrallerdeki üretim sürecinde, çevrimden elektrik, ısınma ve soğutma sağlanmasına dönük ‘kojenerasyon’ ve ‘trijenerasyon’ uygulamalarını teşvik edeceğiz.

• Ülkemiz kömür kaynaklarının katma değerinin arttırılmasına yönelik Ar-Ge faaliyetlerini hızla artıracağız.

Nükleer Enerji

• Nükleer teknolojiye, kategorik olarak karşı olmamakla birlikte, mevcut nükleer enerji teknolojilerine dayalı sorunlarını giderememiş riskli santrallerin kısa vadede ülkemizde kurulmasına izin vermeyeceğiz.

• İhalesiz olarak gerçekleştirilen ve ÇED sürecinde ciddi hukuki sorunlar bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) anlaşmasını yerel ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde yeniden gözden geçirerek; ülkemizin enerji bağımlılığını artıracağı ve güvenliği şüpheli olduğu için, hukuk çerçevesinde mümkün olursa, iptal edeceğiz.

• Uzun vadede gerçekleştirilecek nükleer ve benzeri tüm enerji projelerinde, teknoloji transferinin, güvenliğin ve verimliliğin vazgeçilmez ön koşul olmasını sağlayacağız.

• Bu alandaki teknoloji geliştirme çalışmalarını diğer kaynaklarda olduğu gibi yakından takip edecek, ülkemizin güvenli ve verimli enerji kaynaklarının geliştirilmesinde önde gelen ülkeler arasında yer alması için çalışacağız.

• Başta 4. nesil reaktörler, füzyona dayalı santraller ve toryum konusunda dünyada bu alandaki gelişmeleri dikkatle izleyeceğiz.

• İşletme güvenliği ile nihai atık sorununun çözümlendiği yönünde kesin bir kanaat edinene kadar, gelecek nesilleri de tehdit edebilecek uygulamaların ülkemizde denenmesine izin vermeyeceğiz.” ifadeleri yer almıştır.

Yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim beyannamesinin 30. sayfasında “Enerjide Bağımsızlık ve Kaynak Çeşitliliği” başlığı altında aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir.

ENERJİDE BAĞIMSIZLIK VE KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ

• Ekonomimiz üzerindeki en büyük yük ve cari açığın temel nedeni olan giderek artan enerji ithalatını kademeli olarak azaltacağız.

• Enerjide dışa bağımlılığın yarattığı dış politika ve güvenlik sorunlarını ortadan kaldıracağız.

• Az sayıda ülkeye çok yüksek oranda bağımlı olduğumuz mevcut yapıyı, kaynak çeşitlendirerek hızla değiştireceğiz.

• Dışa bağımlı fosil yakıtların, enerji tüketiminde ve elektrik üretimindeki payını düşüreceğiz.

• Doğal gaz ve ithal kömüre dayalı santrallere kısıtlamalar getirerek bu kaynakların elektrik üretimindeki payını kademeli olarak azaltacağız.

Enerji Potansiyelinin Değerlendirilmesi

• Mevcut elektrik tüketimimizin üç katından fazlasına karşılık gelen, ancak atıl konumda olan yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızın enerji üretimindeki payını artıracağız.

• Üretim potansiyelimizin sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde kullanılmasının önündeki tüm yasal engelleri kaldıracağız.

• Kaynakların etkin kullanımı için gerçekçi bir enerji teşvik politikasını hayata geçireceğiz.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

• Tüketim ve iletim verimliliğini ve güvenliğini artırmak için dağıtık enerji uygulamalarını yaygınlaştıracağız.

• Kaçak elektrik kullanımını yoksul yurttaşlarımızı mağdur etmeden önleyeceğiz.

• Enerji verimliliği yüksek ürünlerin üretimini teşvik ederek, akkor ampuller başta olmak üzere, enerji verimliliği düşük ürünlerin kullanılmasını kademeli olarak engelleyeceğiz.

• Sanayileşme politikamızda enerji tüketimi düşük, katma değeri yüksek, ileri teknolojilere dayalı sanayi dallarının (elektronik, genetik, yazılım, nano-teknolojiler, uzay, havacılık vb.) gelişimine ağırlık vereceğiz.

• Sayısı 7 milyonu bulan enerji verimliliği düşük bina stokumuzun, enerji tüketimini yarıya düşürecek kapsamlı bir iyileştirme projesini hayata geçireceğiz.

• Binalarda yalıtım başta olmak üzere yapılacak iyileştirmelerin mali yükünün tamamını konut sahiplerine yüklemeyecek, etkin ve çağdaş teşvik modelleri uygulayacağız.

• Yeni yapılacak binaların enerji verimliliği açısından AB standartlarına uygun olmasını sağlayacağız.” şeklindedir.

CHP’nin seçim beyannamesinde çeşitlik başlıklar altında enerji konusunda çeşitli vaatler ve açıklamalar yapılmıştır. Beyannamenin 21. sayfasında “Doğa duyarlılığını ve enerji verimliliğini artıracak yüksek katma değerli bir üretim stratejisini hayata geçireceğiz.” ifadelerine yer verilmiştir. Beyannamenin 98. sayfasında “Sürdürülebilir bir yaşam” başlığı altında “Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını, doğa dostu teknolojilerle kullanarak enerji verimliliğini artıracak, dışa bağımlılığı azaltacağız. Madenlerin, su kaynaklarının ve tüm doğal kaynakların ulusal çıkarlar ve toplum yararına, doğaya duyarlılık ilkesi çerçevesinde ve en verimli şekilde değerlendirilmesini sağlayacağız.” ifadeleri kullanılmıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin seçim beyannamesinde 12 ana başlık altında toplanan seçim vaatlerinin 139’dan 146. sayfasına kadar “Enerji ve Doğal kaynaklar” ele alınmıştır. “enerji: temel ilkeler” başlığı ile CHP’nin enerji konusunda seçim vaatleri ele alınmıştır. Seçim beyannamesinin 29. sayfasında yer alan enerji konusundaki vaatler aşağıdaki gibidir.

9- ENERJİ VE DOĞAL KAYNAKLAR

Millî bir enerji politikası oluşturulacak

Uzun vadeli enerji stratejisi çerçevesinde oluşturulacak milli enerji politikasının temel hedefleri şunlar olacaktır:

Enerji hammaddelerinde dış bağımlılığının azaltılması, bunun için kömür ve yenilenebilir enerji kaynaklarının azami seviyede değerlendirilmesi

Enerji ithalatında kaynak ve kaynak ülke çeşitliliğinin sağlanması

Etkin bir talep yönetimi ile enerji arzının kesintisiz ve yeterli bir şekilde gerçekleştirilmesi

Çevreye dost ve duyarlı bir anlayışa, gelişmiş atık kontrol ve bertarafına, havza ve kaynak planlamasına dayalı bir yaklaşımla enerjinin çevre ve insan sağlığına zarar vermeden üretilmesi

Enerji verimliliğinin üretimden tüketime bütün alanlarda güçlü ve çeşitlendirilmiş finansal araçlarla desteklenmesi

Nükleer başta olmak üzere yeni enerji teknolojilerini üretecek

yetkinliğe ulaşılması Enerji sektöründe süregiden programsız, keyfi, hesap vermekten uzak yaklaşımlara ve rekabeti kısıtlayıcı uygulamalara son verilecektir.

Enerji ihalelerinde, lisans ve ruhsat tahsislerinde, uluslararası anlaşmalarda şeffaflık, objektiflik ve kamu yararı ilkelerinin yeniden hâkim olması sağlanacaktır.

Enerji sektörü yeniden yapılandırılacak, rekabetçi piyasa güçlendirilecek

Enerjiyle ilgili Bakanlık, bağlı ve ilgili kuruluşları, EPDK ve enerji

KİT’leri yeniden yapılandırılacaktır.

Kamu enerji yatırımları plânlı ve istikrarlı bir şekilde tamamlanacak, yerli ve yabancı özel sermayenin enerji sektöründeki yatırımlarını artırması için uygun zemin oluşturulacaktır.

Enerji borsası oluşturulacak Referans fiyat oluşumlarına imkân veren ve uzun vadeli alım-satımların yapılabildiği bir enerji borsası Borsa İstanbul altında kurulacaktır.

Borsanın, enerji piyasalarında fonlama ve fiyatlamayı garanti edecek bir mekanizma olması hedeflenecek, piyasaların derinleşmesiyle finansman imkânlarına erişimin kolaylaşması sağlanacaktır.

Özelleştirmelerle gittikçe belirgin hale gelen piyasada hâkim güç

oluşturma hareketleri dizginlenecek, bununla ilgili mevzuatta yer alan sınırlayıcı hükümler kararlılıkla uygulanacak, sektörle işbirliği içinde mevzuat yenilenecek, tam rekabetçi piyasa yapısı tesis edilecektir.

Millî petrol-gaz şirketleri oluşturulacak, arama ve üretime hız verilecek

Petrol ve doğal gaz arama, çıkarma ve taşıma işlerinde faaliyet gösteren kamu işletmeleri bir üst yönetim altında toplanacak, dikey bütünleşik bir yapıyla millî petrol-gaz şirketleri oluşturulacaktır. Bu şirketlerin rafinaj, dağıtım, toptan ve perakende satış alanlarında faaliyet gösterebilmeleri için sermaye artırımı sağlanacak, yeni kuruluş yasasıyla şirket yönetimlerinde profesyonellere de yer verilecektir.

Yeniden yapılanma, ilâve yatırımlar, sermaye desteği ve profesyonelleşme ile Türk petrol-gaz şirketleri uluslararası piyasalarda rekabet edebilir hale getirilecektir. Bunun için kamu-özel işbirliği modelinin yanı sıra uluslararası ortaklık seçenekleri de değerlendirilecektir.

Konvansiyonel petrol ve doğal gazın yanı sıra, ikili işbirlikleri yoluyla bitümlü şeyl, gaz hidrat, sığ biyojenik gaz, kömür gazı ve özellikle kaya gazı aramalarına da hız verilecektir. Millî petrol-gaz şirketleri aracılığıyla Orta Asya Türk cumhuriyetleri ve Libya, Cezayir, Irak gibi ülkelerde arama ve sondaj faaliyetleri gerçekleştirilecektir.

Enerji diplomasisi geliştirilecek, prestijli yatırım projeleri gerçekleştirilecek Başta Azerbaycan olmak üzere, zengin enerji kaynaklarına sahip Türk cumhuriyetleriyle ikili anlaşmalar yapılacak, bu ülkelerin kendi aralarında anlaşmaları için önderlik edilecek, bu kapsamda “Türk Enerji Ticareti Birliği” kurulacaktır. Enerji sahasında başlayan bu birliğin ekonominin diğer alanlarına model olması hedeflenecektir.

TANAP ve Samsun-Ceyhan Boru Hattı projelerinin hayata geçirilmesi için bütün diplomatik imkânlar seferber edilecektir. Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi faaliyete geçirilecek, Ceyhan’ın uluslararası bir enerji dağıtım merkezi (hub) olması için çalışmalar yürütülecektir. Ceyhan’a yakın İskenderun ve Mersin limanlarında LNG, LPG, ham petrol ve taşkömürü ticareti için kapasite geliştirme ve altyapı takviyesi yapılacaktır.

Doğu Akdeniz havzasındaki enerji rekabetinde aktif biçimde rol alınacak, Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik avantaj deniz altı doğal gaz boru hattı ve LNG terminali projeleriyle realize edilecektir. İlk etapta Mersin Silifke-KKTC Karpaz ve Mersin Anamur-KKTC Güzelyalı Denizaltı Doğal Gaz Boru Hattı projelerinin fizibilite çalışmaları yapılacaktır.

Adanın hem güneyine hem de kuzeyine elektrik satabilecek Mersin Taşucu-KKTC Yeşilköy 400 kV’luk Denizaltı Elektrik İletim Kablosu projesi kamu garantisi altında ivedilikle hayata geçirilecektir.

Aylık 200 kWh’ın altında elektrik tüketen ailelere % 75 indirim uygulanacak

Hane halkının tükettiği enerjinin birim fiyatlandırmasında farklılaştırmaya gidilecektir. Konutlarda tüketilen elektriğin belli bir miktarın altında kalması durumunda indirimli tarife uygulanacaktır.

Bu kapsamda enerji tasarrufu sağlanması ve dar gelirli vatandaşların desteklenmesi amacıyla; aylık 200 kWh’in altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan hane halklarına, elektrik faturasının yüzde 75’i oranında geri ödeme yapılacaktır.

Vatandaştan elektrik kayıp-kaçak bedeli alınmayacak Elektrik şirketlerinin kusurlarından kaynaklanan kayıp kaçak bedeli vatandaşlarımızdan alınmayacaktır. Sayaç okuma ve benzeri tüketime bağlı olmayan giderler vatandaşa yansıtılmayacaktır.

Enerji arz güvenliğini sağlamlaştırmaya yönelik somut adımlar atılacak Enerji plânlamasında ve yapılacak uluslararası anlaşmalarda, kaynak ve ülke çeşitliliğine gidilerek arz güvenliği güçlendirilecektir.

Doğal gaz depolama alanlarının sayısı, depolama ve günlük enjeksiyon kapasiteleri artırılacak, olağanüstü durumlara ve mevsimsel dalgalanmalara karşı yüksek yedek imkânı oluşturulacaktır. Ulusal petrol stok kapasitesinin artırılması için Petrol Stok Ajansı kurulacaktır.

Doğal gazın elektrik üretimindeki payının makul bir orana düşürülmesi için uygun tedbirler alınacaktır. Bu kapsamda, öncelikle uzun vadeli bir enerji arz-talep projeksiyonu yapılacak, projeksiyon sonuçlarına göre, belli bir süreye kadar doğal gazdan elektrik üretimi için yapılacak yeni lisans başvuruları kabul edilmeyecek, öncelik yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına verilecektir.

Teşvik kararnamesi ile destek kapsamına alınan yeni linyit santrallerinin bu desteklerden hızlı biçimde yararlanması sağlanacaktır.

Ayrıca bu tür tesislere projelendirme, soğutma suyu temini, kamulaştırma, elektro-mekanik teçhizat ithalatı gibi konularda know-how transferi, muafiyet, vergi indirimi ve gümrük kolaylıkları sağlanacaktır.

Yenilenebilir kaynaklardan enerji temininin artırılması için ayrı ve müstakil bir program yürütülecektir.

Ülkemizin hassas nükleer teknolojiye sahip olması sağlanacak Nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılması hedefi doğrultusunda, uzun vadede belirginleşecek yüksek baz yük talebinin karşılanması için nükleer santraller kurulacaktır. Bu santrallerde en gelişmiş ve güvenli teknolojilerin kullanılmasına, konunun insan sağlığını ve çevreyi merkeze alan bir yaklaşımla ele alınmasına azami dikkat gösterilecektir.

Ülkemizin bilim ve teknolojinin her kademesinde kullanılabilecek ileri teknolojileri kapsayan hassas nükleer teknolojiye sahip olması sağlanacaktır.

Komşu ülkelerle elektrik ticareti kapasitesi artırılarak pik yük talebine yönelik yatırım ihtiyaçlarının azaltılması yoluna gidilecektir.

Enerji verimliliği millî enerji politikasının temel ve etkin bir bileşeni olacak

Enerji verimliliğine yönelik faaliyetler enerji politikalarının öncelikli konusu haline getirilecektir. Öncelikle sanayide, sonrasında binalarda ve elektrikli ev aletlerinde enerji verimliliğinin yükseltilmesi için özel programlar uygulanacaktır. Ulaştırma sektöründe enerji verimliliğinin sağlanması için büyükşehir belediyeleriyle ilgili mevzuata bağlayıcı hükümler konulacaktır.

Enerji verimliliğinin ülke genelinde teşvik yoluyla yaygınlaştırılması için avantajlı mikro-kredi, uzun geri ödeme süreli yatırım kredisi, küçük tüketiciler için kısmî ekipman hibesi, sanayiciler için finansal kiralama ve faiz garantisi desteği, enerji performans sözleşmesi risk paylaşımı gibi finansal araçları kullanabilen bir Enerji Verimliliği Fonu kurulacaktır.

Enerji verimliliği ile ilgili yurtdışı köprü kredilerin ve fonların, yönetimi kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan Enerji Verimliliği Fonu’nda toplanması sağlanacaktır. Bu fonun enerji verimliliği danışmanlık şirketlerine aktif destek vermesinin yolu açılacaktır.

Sanayide, büyük alışveriş merkezlerinde, otellerde ve havaalanlarında kojenerasyon ve trijenerasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması için bir program yürütülecek, sanayide atık ısı geri kazanımı ve santral atık ısılarının değerlendirilmesi için kamu eliyle pilot uygulama projeleri gerçekleştirilecektir.

Yenilenebilir enerji bir strateji belgesi kapsamında desteklenecek Yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, enerji üretimindeki payının artırılması için kapsamlı bir Yenilenebilir Enerji Strateji Belgesi hazırlanacak, bu belgenin hazırlanmasında sektörün tüm taraflarına eşit söz hakkı tanınacaktır.

Elektrik üretiminde rüzgâr, güneş ve jeotermal kaynakların daha fazla değerlendirilmesi için etkili teşvik ve düzenlemeler hayata geçirilecektir.

Hidroelektrik santral yapımında, toplumda oluşan duyarlılığı gözeten yeni bir yaklaşım geliştirilecektir. Havza planlaması çerçevesinde, ekosistemi tahrip etme riski bulunan projelerin projelendirme aşamasında takibi yapılacaktır. Bu konuda ÇED mevzuatı ve ÇED’le ilgili kamu kurumları yeniden değerlendirilecektir.

Jeotermal kaynakların özellikle sağlık turizmi, kentsel ısıtma ve seracılık faaliyetlerinde yaygınlaştırılması için bir eylem planı hazırlanacaktır.

Tarım ürünleri içerisinde biyoyakıt üretimini en az zararla ve en yüksek fayda ile gerçekleştirecek ürünler belirlenecektir. Ulusal gıda güvencesini riske etmeyecek bir yaklaşımla ve ikinci nesil teknolojileri nihai hedef seçerek, yurtiçi biyoetanol ve biyodizel üretiminin artırılması için kapsamlı bir strateji oluşturulacaktır.

Çöp gazı ve biyogaz üretilmesi, kentsel atık ve tarımsal artıkların (biyokütle) doğrudan yakılmasıyla enerji elde edilmesi, atık yağların değerlendirilmesi gibi yeşil seçenekler için de bir potansiyel çalışması yapılacak, yeni bir destek programı oluşturulacaktır.

Başta türbin ve jeneratör olmak üzere, yenilenebilir enerjiyle ilgili mekanik ve elektronik aksamın yerli üretiminin geliştirilmesi için kamu öncülüğünde projeler yürütülecektir.

Su kaynaklarının geliştirilmesi, su hizmetlerinin yönetilmesi ve suyun kullanılmasını içeren bütüncül bir yaklaşımla içme suyu, jeotermal sular, yağmur suyu, deniz suyu ve sahip olunan yer altı ve yer üstü tüm su kaynakları etkin bir şekilde değerlendirilecektir.” ifadelerine yer verilmiştir.

MHP seçim beyannamesinde “Enerji ve Doğal Kaynaklar” başlığının dışında “enerji” konusunda satır aralarında da olsa bazı söylemler yer almaktadır. Bunlardan bazıları;

37. sayfada yer alan “Küresel Güç Türkiye” başlığı altında “Uluslararası işbirliğine açık yerli enerji sanayi kurulacak, ileri teknoloji kullanılarak yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılacak, enerji bağımlılığını en aza indirmiş Türkiye, uluslararası enerji piyasasının önemli aktörlerinden olacaktır.” denilmektedir.

Yine aynı başlık atında sayfa 39’da “Üretim kapasitesini, sanayi ve enerji alt yapısını dünya standartlarının üzerine çıkarmak” ifadeleri ile “Enerjide yerli, yeni ve yenilenebilir kaynaklara yönelerek dışa bağımlılığı azaltmak” hedeflemektedir.

Halkların Demokratik Partisi’nin 2015 seçim beyannamesinde “enerji” ile ilgili bir konu başlığı bulunmamaktadır. Seçim Beyannamesinin 9. maddesinde yer alan “Biz’ler Doğanın Koruyucusuyuz” başlığı altında ekoloji, çevre ve enerji konuları ele alınmıştır. Buna göre;

9. BİZ’LER DOĞANIN KORUYUCUSUYUZ

BİZ’LER, doğayla dost bir insanlık anlayışını savunuyoruz.

Kapitalizme karşı doğayı, tüm canlıların yaşam hakkını koruyacağız. Kırda, kentte, doğa ve yaşam haklarını koruma mücadelesi veren herkesin taleplerini hayata geçireceğiz.

Nükleer enerji yatırımlarını durduracağız.

HES, termik, nükleer vb. enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşam alanlarının tahribatına BİZ’LER son vereceğiz.

Enerjinin yerel halkın ihtiyacı için, yerinde üretilmesini sağlayacağız. Yenilenebilir enerjiye öncelik vereceğiz.” ifadelerine yer verilmiştir.

Ayrıca beyannamenin “Ekoloji” başlığı altında da “Sermaye birikimi için yapılan HES, termik, nükleer vb. enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşam alanlarının tahribine yol açan uygulamalara son verilecek. Enerjinin yerel halkın ihtiyacı için, yerinde üretilmesi sağlanacak ve bu amaçlı projeler desteklenecek, yenilenebilir enerjiye öncelik verilecek.” denilmiştir.

Saadet Partisi çatısı altında seçimlere giren ve kendilerini Milli İttifak olarak nitelendiren Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin ortaklaşa hazırladıkları seçim beyannamesinde enerji konusu yarım sayfada aşağıdaki gibi aktarılmıştır.

“Enerji meselelerine yeni ve katılımcı bir bakış getiriyoruz

Enerji ile ilgili konuların stratejik önemi, çevreye etkileri ve tüketici menfaat ve hakları konusunda halkımız bilgilendirilecektir.

Ülkemizde bulunduğu tespit edilen “Kaya gazı” üretimi çalışmalarına hız verilecektir.

Enerji üretiminde kısa vadeli ve rant dağıtma amaçlı politikalar yerine enerji verimliliği yüksek ve çevre ile uyumlu sürdürülebilir enerji (güneş enerjisi, rüzgar gülü, dalga enerjisi, jeotermal enerji) politikaları belirlenecektir.

Enerji tasarrufuna yönelik alınan tedbirleri ve önlemleri özendirmek için kullanıcılara vergi indirimi yapılacaktır.

Dünyanın ekonomi merkezleri ile enerji kaynakları arasından enerji koridorları ve enerji terminalleri oluşturulmaya çalışılacaktır.

Kaçak-kayıp bedelleri hiçbir şekilde vatandaşlarımızın üzerine yük olarak bindirilmeyecektir. Bu konuda gerekli tüm adımlar hiç vakit geçirmeden atılacaktır.”

Benzer bir durum Vatan Partisi’nin seçim beyannamesinde de yer almaktadır. Beyannamede “enerji” konu başlığı altında bir ifade yer almamakta, çeşitli konu başlıkları içinde Parti’nin enerjiye bakış açısı açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu ifadelerde;

“Enerji verimliliği kanunu” çıkararak ve diğer önlemlerle tüketimdeki savurganlığı önleyeceğiz. Enerjide ithal fosil yakıta bağımlılığı en aza indireceğiz. Zengin kömür yataklarımızı insana ve çevreye saygılı teknolojilerle işleteceğiz. Akarsu, güneş, rüzgâr, biyoenerji ve yeraltı ısısı gibi temiz ve yenilenebilir kaynakları değerlendireceğiz.”

“Enerji, ulaştırma, haberleşme ve bilişim gibi stratejik sektörlerde özelleştirilen KİT’leri kamulaştıracak ve verimli işleteceğiz.”

“Suriye, Irak, İran, Azerbaycan gibi komşularımızla güvenlik ve ekonomi alanında işbirliği yapacağız. Böylece Türkiye’mizin enerji güvenliğini sağlayacağız, sanayi ve tarım ürünlerimiz için pazar açacağız. Sınır boylarımızdan terörist geçmeyecek, ticaret ve kardeşlik geçecek.” ifadelerine yer verilmiştir.

Büyük Türkiye Partisi’nin seçim beyannamesinde de “enerji” başlığına oldukça geniş yer ayrılmış ve enerji konusunda yapılacak düzenlemeler ile enerji projelerine oldukça geniş yer verilmiştir. Enerji başlığı altında;

“Günümüzde enerji kaynaklarına ulaşım için yapılan sa­vaşlar dikkate alındığında, bu kaynakların stratejik önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Stratejik öneminin yanında enerji, aynı zamanda üreti­min de bir fonksiyonudur. Üretim maliyetleri arasında yer alan enerji ekonomileri direkt olarak etkiler.

Kaynağı ucuza kullanan ülkelerde, üretim maliyet­leri düşük olduğundan, maliyet enflasyonuna neden olan bu kalem yoktur. Bu hal, firmaların rekabet gücüne de yansıyacak ve fiyatların düşmesini sağlayacaktır.

Ayrıca halkın enerji kullanımına ayırdığı para miktarı da az olacağından, tüketime de daha fazla para ayırabile­ceklerdir.

Ülkemizin enerji potansiyelleri:

Türkiye’de linyit, taşkömürü, asfaltit, bitümlü şist­ler, ham petrol, doğalgaz, uranyum ve toryum gibi fosil kaynak rezervleri ile hidrolik enerji, jeotermal enerji, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve biyokütle enerjisi gibi yenilenebilir kaynak potansiyelleri bulunmaktadır.

Ülkemizin 2014 yılı elektrik üretimi 250 milyar kwh ol­muştur. Bunun % 49’unu doğalgaz ve petrol santralleri, % 18’ini hidroelektrik santralleri, % 29’unu kömür santralleri, % 4’ünü de rüzgar ve diğer yenilenebilir enerji santralleri üretmiştir.

ENERJİ KAYNAKLARIMIZA GÖZ ATALIM:

1- BİYOKÜTLE

Biyokütle enerji brüt potansiyeli teorik olarak 135-150 Mtep/yıl kadar hesaplanmakla birlikte, kayıplar düşüldük­ten sonra net 90 Mtep/yıl olacaktır. Yani 15 milyar kWh / yıl elektrik üretimine eşdeğerdir. Yani biokütle ile enerji üretimi yaptığımızda yılda 90 milyon ton petrol ithal etmeyeceğiz.

2- JEOTERMAL

Elektrik üretiminde kullanılabilecek jeotermal kaynak potansiyelimiz 31.500 MW (yıllık 160 milyar kWh) elek­trik enerjisi üretimine eşittir.

3- GÜNEŞ

Elektrik üretiminde kullanılabilecek güneş enerjisi kaynak potansiyelimiz brüt 977.000 (milyar kWh) teknik potansiyelimiz 6.105 (milyar kWh) ekonomik potansiyeli­miz 305 (milyar kWh)tir.

4- RÜZGÂR

Türkiye’nin rüzgâr potansiyeli tam olarak belirleneme­miş olsa da, brüt potansiyeli yılda 400 milyar kWh, teknik potansiyeli ise 120 milyar kWh’dir.

5- HİDROLİK

Türkiye’nin hidrolik kaynak potansiyeli yılda 433 mil­yar kWh, hemen kullanılabilir teknik potansiyeli 216 mil­yar kWh’dir.

6- TORYUM

Türkiye’de varlığı kanıtlanan 384 bin ton toryum rezer­vinin yaklaşık 300 bin tonu kullanılabilir rezervdir. Türki­ye’nin toryum yataklarının toplam elektrik enerji eşdeğeri 40 trilyon kilovatsaat olarak hesaplanıyor. Bu potansiyelin mali karşılığı ise 0,05 dolar/kWh hesabıyla 2 trilyon doları buluyor.

BTP’nin enerji kurmaylarının raporlarına göre, enerji kaynaklarının tam anlamıyla devreye girmesiy­le bizler buradan 75 milyar dolar yani 200 milyar TL yıllık bir gelir alıyoruz. Stratejik saha olan enerjide acilen milli bir enerji politikasını devreye sokmamız gerekmektedir. Bugüne kadar enerji yatırımlarında, maalesef tamamen dışa bağımlı bir politika izlenmiştir.

BTP iktidarında, yerli enerji kaynakları devreye kona­cak, her sahada olduğu gibi enerji sektöründe de dışa ba­ğımlılık son bulacaktır. Hususiyle hidroelektrik santrallerinin yanı sıra kömürle çalışan santraller devreye konacaktır.

Rüzgar, güneş, dalga enerjisinden bio-mas enerjiye ka­dar tüm yerli alternatif enerji türleri devreye konulacaktır. Su kaynaklarımız harekete geçirilecek, doğalgaz çıkarımı­na hız verilecek, elektrik kaybını önlemek için küçük çaplı ve dar kapsamlı yaygın barajlar ve hidro-elektrik santralle­rinin yapımına önem verilecektir.

Türkiye’nin önünde bor, hidroelektrik ve nükleer enerji imkanları bulunmaktadır. Gerek bor madeni, gerek su kaynakları, gerekse radyo­aktif elementler bakımından Türkiye çok şanslıdır.

BTP iktidarında bu kaynaklar acilen devreye konu­lacaktır. BTP iktidarında hem sanayi, hem de hane halkları elektriği kısa bir süre sonra tamamı ile BEDAVA kulla­nacaklardır. Türkiye şartlarında gerekli yatırım ve hazırlık süre­si modelin uygulanmaya başladığından 18 ay sonrası­dır. Yani BTP iktidarının 18. ayından itibaren ülkemiz­de elektrik halkımıza bedava verilebilecektir.” ifadeleri yer almaktadır.

Bu çalışmada da görüldüğü gibi birçok parti başta enerji olmak üzere farklı görüşlere sahiptir. Enerjinin nasıl ve hangi yollarla sağlanacağı ile iletimi, tüketimi, teşvik edilmesi ve depolanması konularında farklı yaklaşımlar mevcuttur. Yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımı ile enerji verimliliği konularında birleşen partiler, nükleer enerji konusunda ise farklı vaatlerde bulunuyor. Bunların yanı sıra, değişik dünya görüşüne sahip partiler, başta nükleer enerji olmak üzere, yenilenebilir enerji, hidroelektrik enerji, termik enerji, jeotermal enerji, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, sürdürülebilir enerji türleri ile elektrik ve enerji tasarrufu, enerji verimliliği ve enerji tasarrufu gibi konularda farklı yaklaşımlar göstermektedirler.

Nadir AVŞAROĞLU
Maden Mühendisi

Blog yazıma tepki göster
Harika
0
Harika
Beğendim
0
Beğendim
Haha
0
Haha
Beğenmedim
0
Beğenmedim
Güzel
0
Güzel
Anlamadım
0
Anlamadım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir