24Nis2024

Paylaş

ANKARA’DA YAŞARKEN I : 96’LAR APARTMANI

C:\Users\Lenovo\Desktop\96-1.jpg

En sevdiğim hayat kesitlerinden birisi de havanın güzel olduğu zamanlarda Ankara sokaklarında dolaşmaktır. Bazen canım sıkıldığında, bazen vaktim olduğunda, çoğu zaman hava güzel olduğunda. Geçen gün de öyle oldu. Hava güzel, vaktim bol, yaşama sevicim var. Büklüm sokak, Tunalı Hilmi, Esat caddesi, Kocatepe, Libya caddesi, İncesu ve Seyran ve Kuyucak sokakta 96’lar apartmanı.

Bulunduğu bölgeye de adını veren, farklı mimarisi ile herkesin dikkatini çeken, Kolej tarafına bakan cephesinde bulunan logo ile hatırlanan, eskiden etraftaki apartmanların böyle çevrelemediği, Ankara’nın en güzel konutlarından biridir 96’lar apartmanı.

1960’lı yılların başından beri var olan ve Türkiye’de site mantığı ile yapılmış belki de ilk apartmandır; 96’lar. Ustaca üretilmiş cephe düzeni ve modern aile yaşamına sunduğu plan anlayışı ile Türkiye’de mimarlık üretiminin özgün ve önemli örneklerinden birisidir. Dikdörtgen bir kütleden oluşan yapının cephesi her biri yaşanmışlıklar bulunduran balkon ve pencerelerle doludur.

Ankara’nın en eski ve muhtemelen en büyük apartmanıydı. Ancak gökdelen misali büyüklük bekleyenler yanılır. Birbirine bitişik ve enine doğru büyüyen, ön cephesinden bakıldığında betondan çok camlardan ve balkonlardan oluştuğu düşünülen bir apartman. Kolej-İncesu- Kızılay üçgeninde, terasından Kızılay manzarası ile keyifli gecelerin geçirildiği, bahçesinde koşuşan çocuklar ve komşuluk ilişkilerinin hala var olduğu küçük bir cennet.

C:\Users\Lenovo\Desktop\96-2.jpg

Denizi olmayan Ankara’da yazlık kıvamında bir sitedir, 96’lar apartmanı. Bir kış memleketi olmasına rağmen sürgülü ve bol pencereleri olan yarı dubleks daireler. Ön taraftaki avluya bakan pencerelerde rengarenk sardunyalar. O çiçeklerin arasından etrafı seyreden yaşlı teyzeler. Teraslarında ve bloklarda oturup sohbet edebilen komşular, gece yarısına kadar kukalı saklambaç oynayan çocuklar, eline yarım ekmek verilip kıçına hafifçe vurulup abilerinin ablalarının oyuna dahil olmak için koşan 3-4 yaşındaki bebeler. Üzerinde mutfak önlüğü ile 3. kattan çocuklarına bağıran anneler, akşamüstü balkonda tavla oynayan amcalar. İşten eve gelen babaları ile birlikte evlerine dönen çocuklar. Hepsi bana gençliğimi hatırlatır.

Her önünden geçişimde farklı görüntülere dalar, farklı hayaller kurarım. Kentin merkezine, Kızılay’a bu kadar yakın olmasına rağmen hala geleneksel yapısını koruyan bir yerleşke. 50 yılı aşkın bir süredir gelip geçen insanların çocuklukları, gençlik çağları ve anlıları ile dolu 96’lar apartmanı.

Nadir AVŞAROĞLU
Haziran 2016

Blog yazıma tepki göster
Harika
1
Harika
Beğendim
1
Beğendim
Haha
0
Haha
Beğenmedim
0
Beğenmedim
Güzel
0
Güzel
Anlamadım
0
Anlamadım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir